Yeşil Yol...

Bitti bitiyor.Zaman öyle bir kemirgen ki stoklarda bile bırakmıyor.Dönüp bakacağım bir gün var mı hala tortu diye.Dibine kadar sıyrılmış bir tencere gibi olacak anılar.Sıyırırken iyi ama bittiğinde belli belirsiz kalan yiyecek kalıntıları...Kırıntısını gördüğünde bütünü hatırlayacaksın ama eskisi gibi olmayacak, ne kadar iyi aşçı da olsan onun gibi olmayacak.Mutfağı bilmen, iyi sofra hazırlaman zamanı geri getirmeyecek.Hazır ol diyor bana duvarda asılı olan saatler, sayfa halindeki takvimler ve kendi odasında oturan, misafir kabul etmeyen zaman.Hepsi uzantısı yaşamın.Bilmeden, sadece göz kararıyla öyle güzel pişirmişim ki yemeği belki de bundandı tadının eşsiz oluşu.Hesapsız kitapsız koyulan her şey yepyeni tadlar yarattı.Önlük bile takmadım, üstümün batmasından korkmadım.Batarsa batsın…saçılsın her yere kimin umurunda! Ben ateşin kavurduğu suya bakarım.O yanarken, kendi alevindeyken dökülen terleri huzurla izlerim.Kokusu yayılır bir süre sonra ve engel olamazsın kendine.Teslimiyet en gerekli olandır o an için.Ansızın bırakırsın kendini ve anlamsız bir tebessüm ilişir dudağının yanı başına.Gülmekle gülmemek arası leziz bir şeydir ortada kalması hislerin.Ne olduğunu ne bittiğini anlamama durumu bilmekten daha zevklidir.Bilinmeyen her şey gizem yaratır tıpkı hayatımın yeni bir dönemine girerken neler olacağını bilmediğim gibi.Şeytan dürter ya kurcalarsın, o kadar kayıtsızım ki biliyorum mutlu olacağım şekilde düzenliyor yolumu hayat.O kadar derinden hissediyorum ki…farkındayım hayır’ların sebeplerinin.Dilime fırsat tanımadan dediğim evet’lerin.Nasıl ki uzaktan geçen uçağı görürsün ama o farkında olmaz ya senin, aynen öyleyim.Kendimle olan uyumum uyku tadında.Güneş yaksın yağmur ıslatsın artık zaman hissederek yaşama zamanı.Bana olanın adına ne denir bilmiyorum, bilsem de neye yarar kanımda dolaşıyor nasılsa.İsimlerden uzak anlamlara yakınım.Teslimiyet….al götür beni.İlk defa o klasiklerde okuduğum kadar yakınım talihime.Acı yok, kahkahalarla da gülmüyorum ama her neyse benim hissettiğim kuş tüyü gibi hafif hafif dokunuyor tenime.Ressamın çizdiği resmime bakarken gördüğüm kız bıraktı kayığı küreği.O kız artık akıntının ta kendisi.Tüm zamanların en farkında halindeyim.Farkındayım bitişe geldiğimin.Yemek de güzeldi ve tadı yerleşti zihnime.Artık başka bir başlangıca geçme zamanı.Anlamadan geldiğim bu şehri anlayarak terk ediyorum, yine de keyifli miydi, evet! Mühim olan buydu ve gerisini sorgulamıyorum.Bana kalanlar cebimde ve elimdeki tek biletle her yere gidiyorum.Kuru bir veda değil bu, istesek de böyle ayrılamayız.Birbirimize söyleyecek pek bir şeyimiz olmasa bile benim içimden geçenin onun da aklından geçtiğini biliyorum.Gitme dese de ben niyetlendim gitmeye ve aynı yola devam etmektense yepyeni yolların yolcusu olmayı tercih ediyorum.Bu yol benim yolum ve biliyorum gitmek mutluluk getirecek.Yine de şehir iyi bak kendine, sen de yenile kendini gelenlerle ve yol ver gidenlere.Bakarsın yine karşılaşırız…şimdilik Hoşçakal.